12 Haziran 2009 Cuma

Bir Cupcake Anatomisi: Magnolia'nın Vanilyalı Cupcake'i... (Magnolia's Vanilla Cupcakes...)

Cupcake…
Hamur kısmından sonra stresli kısım başlıyor. Göz ve el ayarı çok önemli. Standart olma hali bende olduğu gibi siz de mevcutsa, vay halimize. Eşit oranda kalıplara paylaştırma ve fırın başında eşit oranda kabarması için yapılan bilumum istek, rica ve dualar. Fırın ile yapılan bu sohbetin akabinde amaca biraz daha yaklaşma durumu. Krema hazırlığı ve süsleme işlemleri başarı ile tamamlanır. Servise geçilir. İşte bu nokta en can alıcı ve kabileyet isteyen kısmıdır. Hani “Er meydanı, Yiğitler çıksın.” hesabı, başarabilene helal olsun. Çok denedim ama burna bulaşan kremadan ne kendimi ne de çevremi kurtarabildim. Her ne kadar nefes alma organı olarak kendisine pay biçilsede, bir şekilde ilk ısırıkla cupcake kremasının içinde bulur kendini.
Bir bilen varsa; yöntem göstermesini rica ediyorum. Şu anda yenmeyi bekleyen 10 adet cupcake mevcuttur. Onlar bize bakıyor, biz de onlara. Durum acil…

cupcake_bite



Çeşitli filmlerde gördüğüm ve bir kaç arkadaştan duyduğumdan beri bir miktar takıntılı halde tariflerine ulaşma çabası içindeydim. Cupcakeleri ile meşhur “Magnolia Bakery” dukkanın ortağı tarafından çıkarılan ve kendilerine ait özel tariflerin yer aldığı kitabı ellerim arasında tuttuğumda sanki ordan birşeyler yemiş gibi keyifli hissettim. İşin güzel tarafı tarifi deneme aşamasında ise çok yakında piyasa çıkarılacak olan yeni bir ürün elime ulaştı. Yeni, yine ve yeniden şeklinde hepsini buluşturmak işin en eğlenceli tarafı oldu.

Magnolia'nın Vanilyalı Cupcake'i (Magnolia's Vanilla Cupcakes)
"More from Magnolia" kitabından uyarlanmıştır.
12 adet
Hazırlanma Süresi: 10dk
Pişme Süresi: 30dk
Servis Süresi: 30dk
Saklama Süresi: 7 gün

only



Gerekli Malzemeler:

  • ¾ su bardağı Sade Kek Un ( İstenirse aynı ölçüdeki Buğday Ununa , 1 çay kaşığı hamur kabartma tozu ilave edilerek aynı un elde edilir.)
  • 1 su bardağı Un
  • 2 su bardağı Toz Şeker
  • 115gr Margarin veya Tereyağ
  • 2 yumurta (Oda sıcaklığında)
  • ½ su bardağı Süt
  • 1 çay kaşığı Vanilya Aroması
  • 1 su bardağı Damla Çikolata (Opsiyonel)
    Krema için;
  • 200ml Süt Kreması ( 1 küçük paket Tikveşli)
  • 100gr Beyaz Kuvertür Çikolata (Ufak halde doğranmış)


Orjinal tarifte damla çikolata yer almamakta. “Can” çikolata çekerse, “Canan” reçeteye yerleştiriverir. İster onla, ister onsuz. Her iki yolda da keyif alacağınız bir yumuşaklıkta ve lezzette;

  1. Fırın, fanlı olarak 170 derecede ön ısıtma yapılır.
  2. Oda sıcaklığında yumuşak halde olan tereyağ veya margarine mikser haznesine alınarak orta düzeyde, yaklaşık 5 dakika çırpılır. Üzerine şeker ilave edilerek çırpma işlemine 5 dakika kadar daha devam edilir. Pufidik bir görüntü aldığında yumurtalar tek tek karıştırılır. Bütün malzeme karıştırıldıktan sonra mikserin çırpma hızı düşürülür.
  3. Düşük hızda çırpma işlemi devam ederken, un 3 aşamada ve vanilya ile karıştırılan sütü ise aralarda olmak üzere 2 aşamada ilave edilir yani sıralama Un - Süt - Un - Süt ¬Un şeklinde olacaktır. Bütün malzemenin karıştığından emin olduktan sonra bu aşamada arzu edilirse damla çikolata hamura ilave edilir.
  4. Muffin kalıplarına dekoratif cupcake kağıtlarını yerleştirdikten sonra içlerine piyasada satılan düz kağıtlardan da koydum. Amacım, yağlı olan hamurun pişerken dekoratif cupcake kağıtları yağlandırarak görüntüsünde oluşabilecek hataları yok etmekti. Belki yerken 2 kağıt olayı biraz sıkıntı verebilir ama görüntü açısından 12’den vurmuş oluyorsunuz. Hazırlanan hamur, iç kısımda yer alan beyaz kağıtların hizasına gelinceye kadar kalıplara paylaştırılır.

    easy size
  5. Fırında yaklaşık olarak 25-30 dakika kadar pişirilir. Pişme sonunda fırından alınır. 5 dakika kadar tel ızgara üzerinde bekletildikten sonra muffin kalıbından alınarak servise hazırlanır.

Hazırlanan cupcakelerin üzerine adettendir, buttercream (yağlı krema) hazırlanır. Lezzet olarak benim hala alışamadığım bir durum olduğu için beyaz çikolata ve kremadan yola çıkarak, koyu olmayan bir ganas hazırladım. Biraz buzdolabında beklettikten sonra cupcakelerin üzerine sürmeye hazırdılar. O aşamadan önce elime ulaşan yeni ve şişelerine aşık olduğum bir ürün ile hafifçe kremayı flört konumuna getirdim. Bildiğiniz gıda aroması ve bildiğiniz gıda boyası. Ama ikisi küçük bir şişede birleşmiş halde. Yağ bazlı olmasından dolayı beyaz çikolatayı hem renklendirmek hem de aromalandırmak için inanılmaz pratik. Vanilyasını kekte, limon,çilek ve portakallısını kremada kullandım. Sonuç rahatsızlık vermeyen ısırıklar. Sadece gıda boyasından farklı olarak bu üründe ton olarak pastel çalışmak gerekiyor. Canlı bir çilek kırmızı elde etmek istediğinizde koyacağınız miktar fazla olacağı için aroma çok ön plana çıkıyor ve lezzet bir anda acılık kazanıyor. Ufak miktarlar en iyi çözüm. Kullanım alanları dondurma, royal icing, fondant, sütlü tatlılar, vb… Denemeler devam etmekte. Sonuçlar mutlaka paylaşılacaktır. Önümüzdeki hafta raflarda yerini alacak ürün için adres belli.

Pictures

Güzel bir Cuma, pek bir kanatlanasım var. Size de bir çift gönderdim, bakalım nelere götürecekler sizi…
İyi haftasonları,
Sevgiler ve saygılar,

Peçete Alışverişte;

  1. Puanlı Cupcake Kağıtları ve Wo Renkli Gıda Boyaları: http://www.pastamalzemeleri.com/


Devamını okuyun...(Read more...)>>

10 Haziran 2009 Çarşamba

Kısacık Notlar...

Yaklaşık 5 dakika önce Assos ile ilgili yazdıklarıma bir şekilde veda ettim. Hala ağzım açık ekrana bakıyorum. Sinirlenmek ile delirmek arasında bir noktada mıyım yoksa "Yok canım, abartmayalım" diyerek kendimi şiddetle teselli eden kollarla mı sardım, bilmiyorum ve açıkcası da bilmek istemiyorum. İnat edipte Assos'un üstüne gitmeyeceğim. Fotoğrafları düzenledim. Yazısı mutlaka bir ara gelir ve geçer diyelim. Hemen fazla oyalanmadan kısacık notlarla devam edelim; Yemek.Name Haziran sayısı bana göre tek kelime ile muhteşem. İçerdiği bilgiler ve tariflerle, özellikle yaz başı hafifleyen kıyafetler ile doğru orantılı olarak hafiflememekte inat eden vücudlar için takdir edilecek tarzda olmuş. Benim tarafımda ise hazırladığım dosyada sıkça istenen ve genel geçerliliği olduğunu düşündüğüm tariflerin, kalorisi azaltılmış reçetelerine ulaşmanız mümkün olacak. Umarım beğenirsiniz. Şimdiden afiyet olsun efendim...

genel_haziran



Geçen ayın "Çiçek Modelleme Dersi" kalabalık, eğlenceli ve yoğun geçti. Kimler vardı; Pastaci Burcu Gençoğlu, Fruit&Chocolate firmasının sahibi Neslihan Hanım, İsviçre'den Aysun Hanım ve İzmit'ten Neriman Hanım. Kadro süperdi, en az ortaya çıkan çalışmalar kadar...

hazırlık hazırlık1
ortanca orkide

Biraz yoruldular ama açıkcası bütün parçalar birleştiğinde maket pastalarının üzerindeki manzara herşeye değmişti. En azından benim için. Haziran ayı programımız açıklandı. 27 Haziran Cumartesi günü "Pasta Malzemeleri" adresinde dersimiz gerçekleşecek. Daha ayrıntılı bilgiyi internet sayfasından veya 212-352 11 84 no'lu telefon numarasından alabilirsiniz. Küçük bir not; bir aksilik olmazsa, yapmış olduğumuz çiçek modellerini 26 Haziran Cuma günü Oktay Usta, Yeşil Elma programında da görebilme şansınız olabilir.

cicekders_mayıs1 cicekders_mayıs

Fotoğrafları genelde Flickr hesabımda toparlıyorum ve yayınlıyorum. Şimdi bahsedeceğim olayla ilgili 2 fotoğraf, çeşitli maillere sebep oldu. Blogspot ile ilgili mevcut aralar yaşanırken Sevgili Esin Natan, bir istek ile geldi. Sheraton Otel'de düzenleyeceği bir organizasyon için modelleme istedi. Maket pasta üzerine yerleştirecek olan modellemelerin o günün özelliğini taşıması ve Esin Hanım'ın ailesini simgelemesi gerekiyordu. Hazırlıklar tamamlandı. Sheraton Usta Şefi Ümit Yüksel eşliğinde maket pasta iel modellemeleri buluşturduk. Özellikle maket pasta üzerindeki dekoratif süslemeyi tek geçtim. Sade ve etkileyici idi. Mutlaka bir pasta üzerinde denemek ve sizinle paylaşmak lazım gelir. Ertesi gün yaptığımız telefon konuşması ile de beğeni sözcüklerini alınca, kafamdaki "Acaba?" sorusunu bir çırpıda sildi süpürdü. Huzurlarınızda ben de Esin Hanım'a teşekkür etmek istiyorum. Sıcaklığı ve nezaketi için...
Bu arada elim durmadı, hemen otelin mutfağından bir kare alıverdim. Tatlılar,tatlılar ve yine tatlılar. Benim için cennet ama onlar için nasıl bir duygudur? Bilinmez...

sheraton1 sheraton2

Şimdilik kısaca bu kadar, cuma gününe bakalım neler olur? Olur, olur... Amerika'da Cupcake'leri ile ünlü "Magnolia Bakery" den vanilyalı cupcake tarifi ile destek verilesi iki aktivite ile güzel bir cuma günü olur derim. Destekleyenler parmak kaldırsın!!!
Sevgiler ve saygılar


Devamını okuyun...(Read more...)>>

25 Mayıs 2009 Pazartesi

"1=3" Bir Tart Hamurunda 3 Farklı Tuzlu... ( Three Savory with One Tart...)

Yerçekimi denen şey, gerçekten ilginç bir durummuş. Vücudun ayakta durması, ciddi anlamda yerçekimine karşı bir protesto gibi. Ama bazı durumlar var ki, o da bu baskıya kaşı koyamıyor ve yere paralel bir konuma geçiyor. Bu 15 günlük diyebileceğim süre içinde bütün organlarım ve beynim, komple olarak yatay duruma geçtik. En son yattığım yerden güneş ışınlarını kanatlanmış halde görünce "Tamam, erenlere karıştım." dedim. Tanıdık doktorla yapılan yakın görüşmede, ikinci bir emre kadar sapıtmayacağım konusunda benden söz aldı. Ömür'ün dediği gibi "Robocop" şeklinde bir durum içindeymişim. Toparlandık yavaş yavaş. Süre sonunda bir tarif, ufak bir gezi ve onunla ilgili notları cebimde biriktirdim. Ama aklımda hala kanatlanmış güneş ışınları vardı...

fly light



Bir kadın olarak yaptığım masraflara bakıldığında, mutfakta geçen süre ile doğru orantılı olarak en büyük payı mutfak ekipmanları alıyor. Eğer yanyana iki dukkandan biri ayakkabı, diğeri de mutfak eşyaları satan bir yerse, direkt olarak ayakkabıyı sollayıp, soluğu mutfakçılarda alıyorum. Yatay hale gelme ile ilgili bahsedilen durumu yaşamadan önce son çıktığım araştırma gezisinde, işte böyle bir ürünle tanışmak güzelliğini yaşadım. Boyu uzalıp, kısalabiliyor. Aynı anda 3 çeşit pişirebiliyor ve hatta bazen benim için fırın tepsisi oluyor. Gece koynuma alıp uyumuyorum ama onu yapacak kadar çok seviyorum kendilerini. Ona "1=3" adını taktım. Açıklaması ilişikte;


Bir Tart Hamurunda 3 Farklı Tuzlu ( Three Savory with One Tart)
30 dilim
Hazırlanma Süresi: 10dk
Dinlenme Süresi: 1 saat
Pişme Süresi: 25-30dk + Dolgu malzemeli olarak 15dk
Servis Süresi: 15dk
Saklama Süresi: 3 gün

Gerekli Malzemeler:
Tart Hamuru için;

  • 250 gr / 2,5 su bardağı Un
  • 125 gr Tereyağ (Soğuk ve ufak parçalar halinde doğranmış.)
  • 1 çimdik Tuz
  • 3-4 Tablespoon / 3-4 yemek kaşığı buzlu su

tart_final

İlk etapta tart hamuru hazırlığı olacaktır. Hamuru buzdolabında dinlendirme aşamasında ise dolgu olarak kullanılacak malzemeler hazırlanabilir. Bu şekilde zamandan kazanılacaktır.

  1. Un,tuz ve ufak parçalar halinde doğranmış tereyağ, kuru ekmek kırıntısı şeklinde bir görüntü elde edilinceye kadar yoğurulur. Bu görüntüyü elde edince yoğurma işlemini solandırın. Buzlu suyu ilave ederek hamur toplanır ve daire şeklini vererek, streçfilme sarılarak, buzdolabında yarım saat dinlendirilir.
  2. Süre sonunda sertleşmiş olan hamur, merdane yardımı ile açılır. 3 bölümlü tepsiye, ara çubuklar kaldırılmadan yerleştirilir. Çatal ile tabanda delikler açılır. Tekrar buzdolabında yarım saat bekletilir. Bu şekilde hamurun pişerken çekmesi minimum düzeyde olacaktır.
  3. Fırına 170 derecede, fanlı olarak önısıtma yapılır. Dinlenen tart hamurunun üzerine streçfilm serilir ve ağırlık olması amacıyla kurubaklagillerden destek alınarak, yaklaşık olarak 15 dakika pişirilir. Süre sonunda fırından çıkarılır ve üzerindeki ağırlıklar alınarak, 10-15 dakika kadar daha ek pişirme süresi uygulanır.

step1 step2

Artık pişen tart hamurları dolgu malzemeleri ile doldurulmaya hazırdır. Hazırlanacak dolgular tamamen size kalmış. Önemli olan, farklı çeşitlerin eşit sürelerde pişiyor olması.

Pazılı Tart Dolgusu:
Gerekli Malzemeler:

  • 1 kg Pazı
  • 1 Yemek Kaşığı Salça
  • 2 Yemek Kaşığı Zeytinyağı
  • Tuz ve Baharatlar
  • 2 yumurta

pazı

Pazı ve zeytinyağı, ocak üzerinde pazının salan suyunu çekene kadar kavrulur. Kavrulduktan sonra üzerine salça, tuz ve baharatlar ilave edilir. Bu şekilde 5 dakika daha kavrulduktan sonra soğuması için ayrı bir kaba alınır. 2 yumurta çırpılarak bu karışıma yedirilir. Tart üzerine yerleştirdikten sonra, kıyılmış taze soğan ve tereyağlı ekmek kırıntıları serpilerek pişirilmeye hazır hale getirilir.

Kaşarlı, Siyah Zeytinli Tart Dolgusu
Gerekli Malzemeler:

  • 250 gr rendelenmiş Kaşarpeynir
  • 1 Yemek Kaşığı ayıklanmış ve ufak doğranmış siyah zeytin
  • 1 adet ufak doğranmış Sosis
  • Tuz ve Baharatlar
  • 2 yumurta

ceri

Bütün malzeme bir kabın içinde karıştırılır ve hazırlanmış olan tart kalıbına yerleştirilir. Üzerine süslemek amaçlı çeri domatesler yerleştirilir ve susam serpilir.

Hellim Peynirli, Ton Balıklı Tart Dolgusu
Gerekli Malzemeler:

  • 1/2 boy doğranmış ve kavrulmuş kırmızı soğan
  • 1 adet Ton Balığı konservesi (Yağı süzülmüş.)
  • 1 adet ufak doğranmış Hellim peyniri
  • Tuz ve Baharatlar

hellim

Kavrulmuş olan kırmızı soğan tart hamurunun tabanına yerleştirildikyen sonra üzerine ton balığı ve hellim peyniri dağıtılır. En üst kısmı arzu edilirse mısır ile tamamlanır.

Bu şekilde hazırlanan bir tepside 3 farklı tuzlu tart, tekrar 10-15 dakika, üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Süre sonunda hazırlanan tartlar servise hazırdır.

Bundan sonraki yazı "Assos" konulu. Yediklerimiz, içtiklerimiz bizim olsun, gördüklerimiz sizin...
Araların kısa olması dileği ile,
Sevgiler ve saygılar...

Peçete Alışveriş'te:

  1. Zenker Black 3'lü Tepsi, Art.-Nr 3479: www.pastamalzemeleri.com veya 212 - 352 11 84


Devamını okuyun...(Read more...)>>

08 Mayıs 2009 Cuma

Fotoğraf'tan Çıkıldı Yola: Antep Fıstıklı Lokum... (Turkish Delight With Pistachio...)

Mutfakta reçete ile uğraşırken, bir taraftan eski fotoğraf albümleri aklıma geldi. Diplerden bir yerlerden buldum çıkardım. Spiral, sarı kalın telin bağladığı, şeffaf jelatin ile korunan eski fotoğraflar. Eskilikten mi, yoksa uzun zamandır kapağı açılmadığı için unutulduklarını mı zannedip sararmışlar, çözemedim. Çocukluğumuza ait olanlar siyah-beyaz. Ama gülümsemeler ve bakışlar renkli versiyon çıkmış. Aslında Dino'nun dediği doğru geldi: " Digital çıktı, mertlik bozuldu." Teknoloji sayesinde sevmediğini tek tuşla silebilmek, albüm yerine hard disklerde saklamak, misafirlere göstermek istediğinde televizyona bağlayıp, slideshow yapmak. Terimler bile teknolojiye ayak uydurmuş durumda.

Babamın her fotoğraf makarasını bastırmak üzere götürdüğünde, heyecanla evde beklerdik. Özellikle nasıl çıktığımız konusunda bastırılamayan bir merak duygusu. Fotoğraflar gelir, deli gibi paylaşırdık. Annem genellikle "Hulusi, nasıl çekmişsin beni!!" derdi. Abi hızlıca bakar, ben ise sessizce beğenmediklerimi nasıl yokedebilirim telaşına kapılırdım. Sonuçta hiçbiri yırtılıp atılmazdı, sadece iyi olanların arkasına saklanırdı veya büyük büfenin çekmecesine. En beğenilenler ise fotoğraf albümünde boy gösterirdi. Her taşındığımızda bizimle geldiler, evlendiğimde çeyizim dedim ona. Bazen koyduğum yeri unuttum. Bulduğum da unutmayacağım bir yere koydum bu sefer. Arada bir fotoğrafların yerini değiştirdim hava alsınlar diye. Ama içlerinden bir tanesi var ki onla konuştum her seferinde. Anneler günü için çıkardım yerinden. Dedim ki "Bu sefer ben fotoğraflayacağım seni..." Ve geri istedim, onların o kadar büyük ve bizim o kadar küçük olduğumuz zamanı ve gülümsemeleri...



memory


Lokum ile ilgili önceden yaşanan durumlar değerlendirmeye alındığında, başka bir reçete uygulamasına karar verildi. Orjinal lokum yapımında hazırlanan karışım 1 saat boyunca kısık ateşte sürekli (Ciddi anlamda sürekli, yani kandırmaca yapamıyorsunuz.) karıştırılarak koyulaştırılıyor. Bendeki varis problemi bu aşkı yaşamama tekrar izin vermeyeceği için, bir zaman TRT1'de pazar günleri yayınlanan kovboy filmlerinde olduğu gibi, atlı süvari modunda toz jelatini yardıma çağırdık. Sonuçta gayet lezzetli, varise ağrısına sebep olmayan, Türk kahvesinin yanında ikram edilecek, hatta çoşarak üstü çikolata ile kaplanabilecek fısıtıklı lokumlar boy gösterdi. Sadece kap, kacak açısından biraz fazla bulaşık çıktı. Her güzelin kusuru olacak niteliğinde düşünün derim;

Antep Fıstıklı Lokum (Turkish Delight With Pistachio):
"Chocs & Treats" kitabından uyarlanmıştır.
12cm*23cm kalıp için
Hazırlanma Süresi: 10dk
Pişme Süresi: 20-30dk
Bekleme Süresi: 12 saat
Servis Süresi: 10dk
Saklama Süresi: 2 hafta

Gerekli Malzemeler:
  • 1/4 cup / 45gr / 1/4 su bardağı Toz Jelatin
  • 1/4 cup /60ml / 1/4 su bardağı Su
  • 3 cup / 660gr / 3 su bardağı Toz Şeker
  • 2 cup / 500ml / 2 su bardağı Su (Ekstra)
  • 3/4 cup / 110gr / 3/4 su bardağı Mısır Unu
  • 2 tablespoon / 2 yemek kaşığı Glikoz
  • Serpmek için Pudra Şekeri ve Buğday Nişastası

Turkish Delight


Hazırlık aşamasında toplam olarak 3 adet çelik tencereye ihtiyaç olacaktır. Sonunda hepsi bir tencerede birleşecektir. En büyük olanı sona saklayın;

  1. Toz jelatin ve 1/4 'lük suyu bir küçük kabın içinde yaklaşık 5 dakika beklettikten sonra, benmari usulü ocak üzerinde, toz jelatin eriyinceye kadar karıştırarak, kaynatmadan pişirin. Tam erime sağlandığında ocak üzerinden, tezgah üzerine alınır ve soğuması beklenir.
  2. İkinci tencereye toz şeker ve ekstra olarak belirtilmiş suyun 3/4 su bardaklık kısmı alınarak kısık ateşte, şeker eriyinceye kadar karıştırılarak pişirilir. Şeker taneleri kaybolduğunda karıştırma işlemine son verilir ve kaynamaya alınır. İlk kabarcıklar göründüğünde şeker termometresi ile ısı ölçülür. 116 dereceye ulaştığında 10 dakika daha kaynatılarak ocaktan alınır. Şeker termometreniz yoksa test amaçlı olarak metal bir kaşığı şurubun içine koyun. Bir anda beyaz baloncuklar oluşup, şurup kabarmaya başlayacaktır. Eski haline döner dönmez (saydam) 10 dakika olan süreyi başlatabilirsiniz. Süre sonunda şurup hazır olacaktır.

    116C Love is Sugar and Water
  3. Bu arada bahsettiğimiz 10 dakika kaynatma süresi içinde, diğer tarafta en büyük boy olan tencerenin içine kalan ekstra su ve mısır unu koyulur. Gene kısık ateşte muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırılarak pişirilir. Koyu kıvamdaki mısır unu, tezgah üzerine alınır ve içine sıcak olan şurup ile diğer tarafta soğumuş ve sertleşmiş olan jelatin ile birlikte glikoz ilave edilerek, tam bir karışım oluncaya kadar çırpılır. Koyu olan mısır ununa şurubu azar azar ilave edin derim. Yoksa topaklanma meydana geliyor. Ve onları yoketmek için fazladan güç harcıyorsunuz.

    p_delight2

  4. Hazırlanan lokum karışımın içine arzu ettiğiniz kuruyemişleri veya aromaları bu aşamada ilave edebilirsiniz. Fıstıklı olarak hazırlanan bu reçetede, yaklaşık 1/2 su bardağı kadar küçük olarak kırılmış Antep fıstıklarını 180derece yaklaşık 10 dakika kavurduktan sonra soğutularak bu harcın içine karıştırılmıştır.

    p_delight3 p_delight4

  5. Kalıplanmaya hazır olan fıstıklı lokum için, seçilen kalıbın tabanı ve yanları streçfilm ile kaplanır. Bu şekilde sertleşen lokum kalıptan çok rahat çıkacaktır. Kalıplanma aşamasında dikkat edilmesi gereken nokta, kalıba döktükten sonra soğuma aşamasında bir çatal veya kaçık yardımı ile karıştırmak gerekiyor. Fıstıklar, lokum harcına göre farklı yoğunlukta olduğu bir süre sonra yüzeye çıkıyorlar. Bu karıştırma işlemi sayesinde fıstıkları lokum harcının derinliklerine göndermiş oluyorsunuz.

    p_delight5 p_delight6

  6. Bir gece bekleyen fıstıklı lokum, tezgah üzerine serpilmiş ve 1:1 ölçüde olan pudra şekeri ve nişasta üzerine yatırılır. Aynı karışım üzerine serpildikten sonra keskin bir bıçak veya pizza rulosu ile istenilen büyüklükte kesilir. Hazırlanan lokum parçalarının her tarafına bu karışım gelecek şekilde tezgah üzerinde karıştırılır. Arzu edilirse bu aşamadan sonra etrafı eritilmiş kuvertür çikolata ile kaplanır. Servise hazırdır.

p_delight9


Hani set halinde satılan ve içine baharat koyup, buzdolabının üstüne "Magnet" mantığında mıknatısla yapıştırılan minik baharatlar vardır. Onlardan alın, sizin ve onun için değerli olan fotoğrafları küçültüp, bu baharatlıkların etrafına bant şeklinde veya istediğiniz şekilde yapıştırın. Çikolatalı lokumları içine yerleştirin. Ufak ama lezzetli ve her zaman gözünün önünde olacak bir hediye olmaz mı onun için?
cho_delight cho_delight1

Bazen yazmakta zorlandığımda kaçış yollarına başvururum. Benim anlatacaklarımı yazan, farklı kalemlerden çıkmış yazıların arkasına sığınırım. Bütün annelerin, yeni anne olacakların ve anne olarak kabul edilen, benimsenen bütün kadınların anneler günü kutlu olsun derken, kaçışlara başvuruyorum; güzel ve gerçek bir yazıya yönlendirme yapıyorum. "Anneme..."

Güneşe gülümseyeceğimiz ve huzurla yanımızdakilere sarılacağımız bir haftasonu dileği ile...

Sevgiler ve saygılar,


Devamını okuyun...(Read more...)>>

05 Mayıs 2009 Salı

Yeşil Erik Reçeli ve Panna Cotta... (Panna Cotta with Greengage Jam...)

Girdikçe çıkamazsın. Paçanı kurtarmak mümkün değil. Tövbeni bozdurur. Kısacası elini verdiğinde kolunu almakla yetinmez, herşeyinle seni ister...
Teknoloji başlığı altında buyrun sosyal ağlar mevzusuna. İşin teknik değil tamamen duygusal tarafındayım. Bir akşam Bebi uyumakta, Dino salonda bilgisayar da, bendeniz mutfakta reçete uydurmaca ve bilgisayarda tarif arama sendromunda... Msn'ler açık, kendisini şeytan olarak adlandıracağım bir nedenden ötürü -ki aramızı sadece ayıran bir duvar olmasına karşılık, messenger'dan mesaj attım. Soru kısa ve net: "Na'ber?". Şimşek hızıyla gelen bir gölge ve yanında getirdiği bir beden. O bedenin ağzından çıkan söz: "Delirdin mi? Senden ne kadar uzaktayım?"
Ufak bir gülümseme için, belki de bir fantezi içindi yaptığım ama garipti...
İnternet üzerinden sosyalleşmektir bunun adı. Zaten onlarda "Sosyal Ağ" olarak adlandırılıyor. Herşeyi bulabilmek mümkün. Ben yaratıcılığı tetiklediğini düşünüyorum. Bilgi açlığını ve merak duygusunu tatmin ediyor aynı zamanda. Şu aralar dozunu kaçırmakla meşgulüm. Sakinleşirim zamanla. Meraklısına bendeki sosyal ağlar;

not enough


Belki yazının başı ağır gelmiş olabilir. Şimdi eğlenceli hale getirelim durumu. Çıkış noktamız "Mutfak Sohbetleri". Devletşah'ın yeni sitesi. Mutfakta konuşabilecek neler olabilirse, yazılı olarak karşınızda. Reçetenin ana malzemesi ise onun sorduğu bir sorunun karşılığı idi ve uygulanmaya karar verildi. Alışverişe çıkıldı ve annemin marketi inleten çığlığı içinde has malzeme alınarak olay yeri terkedildi.
" Kızım, yeşil erikten reçel olmazzz!!!"
Hele de o erikler ekşiyse ve surat feci halde büzdürülerek yeniyorsa,
Oldu, hem de ondan Panna Cotta bile yapıldı...

Yeşil Erik Reçeli (Greengage Jam):
1 su bardağı
Hazırlanma Süresi: 10dk
Pişme Süresi: 25dk
Servis Süresi: 1 saat
Saklama Süresi: ???
Gerekli Malzemeler:
  • 500gr Yeşil Erik (Çekirdekli hali ile)
  • 3/4 su bardağı Toz Şeker
  • 1 Tatlı kaşığı Limon suyu
  • 1 çimdik Vanilya Özü
  • 1/2 su bardağı su
  • 3 adet Karanfil

whatisit

Yapılış kısmı çok kısa. Reçel konusunda çok tecrübem olmadığı için diğer reçel yapma teknikleri ile karşılaştırma ve saklama süresi ile ilgili kısımlar konusunda fikir yürütmek istemiyorum. Deneme amaçlı uygulabilirsiniz. Çok şekerli reçeller sizin damak tadınıza uygun değilse, hiç düşünmeden bu ölçülerle yapın derim. Lezzet konusunda benzer bir reçel düşündüğümde, aklıma sadece frambuaz veya böğürtlen reçeli geliyor. O ağızda kalan kekremsi tad, bu reçelde de mevcut. Hazırlanışı:

  1. Su, toz şeker ve çekirdeklerinden bir bıçak yardımı ile ayrılmış yeşil erikler , ocak üzerinde kısık ateşte kaynatıncaya kadar pişirilir. Pişmeye başlayan eriklerin yeşil rengi hızlı bir şekilde sarımsı bir hale gelecektir.
  2. Kaynamaya başladığında vanilya özü ve limon suyu eklenir, koyulaşıncaya kadar pişirilmeye devam edilir.
  3. Eriklerin yumuşadığı ve kıvamının koyulaşmış olduğu reçel, ocaktan alınır ve içine karanfil taneleri konur. Servis için soğuması beklenir.

greenpump greenpump_jam

Yosunbuka'da ise tereyağ ile hazırlanmış farklı bir tarife ulaşmak mümkün...
Mevcut halde bulunan yeşil erik reçeli ve evden gelen sütlü tatlı talebi. Sonuç;

Yeşil Erik Reçelli Panna Cotta (Panna Cotta with Greengage Jam):
Panna Cotta tarifi "David Lebovitz" sitesinden uyarlanmıştır.
5 adet
Hazırlanma Süresi: 10dk
Pişme süresi: 15-20 dk
Servis Süresi: 4 saat
Saklama Süresi: 3 gün

Gerekli Malzemeler:

  • 2 cup / 500ml / 2,5 su bardağı Süt Kreması (Tikveşli; yağ oranı yüksek, su oranı düşük)
  • 1/2 cup / 1/2 su bardağı Toz Şeker
  • 2 + 1/4 teaspoon / 2,5 çay kaşığı Toz Jelatin
  • 3 tablespoon / 3,5 yemek kaşığı Soğuk Su


pannacotta


İstenilen şekilde kalıplar kullanılabilinir. En basit su bardağından, silikon kalıplara kadar. Sadece cam ve benzeri bir kalıp kullanılıyorsa, iç yüzeyinin hafifçe yağlanması gerekiyor. Bu şekilde Panna Cotta herhangi bir problem yaşamadan kalıptan çıkacaktır. Hazırlanışı:

  1. Krema ve toz şeker bir kabın içinde, kısık ateşte ocak üzerinde, şeker eriyinceye kadar kaynatılmadan karıştırılır.
  2. Karıştırma işlemi tamamlandığında ocak üzerinden alınır. Diğer tarafta soğuk su ve toz jelatin bir kabın içinde, toz jelatinler şişinceye kadar yaklaşık 5-10dk bekletilir. Süre sonunda bu karışım hala sıcak olan şekerli kremanın içine dökülür ve toz jelatin eriyip, karışıma tam olarak adapte oluncaya kadar karıştırılır. Artık kalıplara dökülmeye hazır hale gelmiştir. Kendi tercihim olarak bu karışımdan 1/2 su bardaklık kısmını daha sonra kullanmak üzere ayırdım.

    glass pannacotta
    pannacotta1 water glass

  3. Uygulama olarak hazırladığım cam bardakların tabanına 1 tatlı kaşığı kadar yeşil erik reçeli konur. Üzerine sıcak krema karışımı bir miktar ilave edildikten sonra buzdolabında yaklaşık 30-45 dk bekletilir. Üst kabuğun hafif sertleştiğinden emin olduğunda, kremadan daha önce ayrılan kısma 2 çorba kaşığı kadar reçel ilave edilerek, en üst kat olarak dökülür. Bu şekilde hazırlanan kalıplar buzdolabında 4 saat kadar bekletildikten sonra servise alınır.

Panna Cotta reçetesi tek başına da yeterli gelecektir. Bu şekilde hazırlamayı düşünürseniz, krema karışımının içine 1 çay kaşığının ucu ile vanilya özü ekleyebilirsiniz. Yeşil erik reçelinde vanilya olduğu için ben hazırlarken ilave etmedim.

pannacotta4 pannacotta3

Panna Cotta'yı yaparken Dilek'ce aklıma geldi. Onunkinin görüntüsü büyülemişti beni. Yazmayalı 2,5 ay olmuş. En son Zinnur'dan gelen mail ile eklemiş yazısını. Acaba okur mu bu satırları?..

Şimdi gelelim orda,şurda ve burda neler oluyor kısmına;

Burda: İlk "Şeker Hamurundan Çiçek Modelleme" dersimizi başarıyla tamamladığımızı belirtmek isterim. Şans mı kader mi bilinmez ama öğrencimiz Meryem Hanım, "Butterfly" pastanesinin usta yardımcısıydı. Ertesi gün telefonla gelen "Çok beğenildi." haberi sayesinde de keyiflendiğimi itiraf edebilirim. 25 Mayıs'taki ders için ayrı bir heyecanla beklemekteyim. Ayrıntılı bilgi almak için http://www.pastamalzemeleri.com/ adresine uğramanız yeterli olacaktır. Bir isimden daha bahsetmek istiyorum. Çiçek konusu ile ilgili olarak gerek yorumları gerekse desteğinden dolayı Emin Kartal Bey'e teşekkür ediyorum. Çiçeklere merakınız varsa, büyütmeyi seviyorsanız mutlaka sitesine uğramalısınız. Kocaman bir ansiklopediye sahip olacaksınız. Adres hemen burda: Çiçeklerin Dansı

23n1

Şurda: Belki bir çoğunuza geldi. Haberi olmayanlara duyuru kabul edin siz bunu. "Arbella" bir makarna markası. Kendisini ile Bebi sayesinde tanıştık. Çizgi roman kahramanlarının makarna versiyonu onu kalbinden vurdu. Bana göre haşlandıktan sonra biraz şekil değiştirse de Bebi'nin onu keyifle yemesi benim için yeterli. İşte "Arbella" dan; Aycan Işık Gökçek'ten gelen mail:

"Mutfakta ilk yardım kanalı Arbella TV, mutfakta ‘gizli kalmış yetenekleri’ ödüllendiriyor… Arbella Makarna’nın kurduğu internet televizyonu Arbella TV, açtığı makarna tarifi yarışmasıyla, her ay farklı illerden gelen, yöresel izler de taşıyan tarifleri geniş kitlelerle paylaşma şansı sunuyor. Güzel ve özgün tariflerin sahipleri de çeşitli armağanlar kazanıyor.
Yarışmaya katılmak için yapılması gereken tek şey; Arbella Makarna’yla en pratik, ekonomik, hızlı ve lezzetli yemek tarifini hazırlamak ve fotoğrafını da çektikten sonra Arbella TV’ye göndermek.

Bunun için önce siteye ücretsiz olarak üye olunuyor ve yarışmaya katılma hakkı elde ediliyor. Arbella TV’nin genç ve cana yakın aşçısı Cenk de, gönderilen tarifleri değerlendiriyor, yorumlarıyla sitede paylaşıyor. Gelen tariflerden 12’si çeşitli hediyelerle ödüllendiriliyor.

Yarışma Nisan, Mayıs ve Haziran ayları boyunca sürecek, her ayın birincisi de onu izleyen ayın ilk haftasında açıklanacak.

Yarışmaya ilişkin daha ayrıntılı bilgi için
www.arbella.tv adresini ziyaret edebilirsiniz."

Tarifler gelmeye başlamış. Site de çok keyifli hazırlanmış. Şimdiden herkese kolay gelsin demek lazım...

Arbella Makarna Yarışması

Orda: Neler oluyor? Bilen varsa beni de bilgilendirsin. (Ahh ahh, bu beynimdeki gri hücreler, şaka gibiler. Resmen unuttum. 3 saat sonra hatırladım. Son dakika bilgisi şeklinde bir eklenti yapıyorum. )

Son dakika bilgisi: Hemen, koşarak Mutfak Sırları sitesine gidiyorsunuz. "Tarif sizden, mikrodalga benden" şeklindeki kampanya olayına kanalize oluyorsunuz. Tek kural; tarifin özgün olması. Yapacak çok iş var. Eğer bendeki "Orda" durumu mevzu bahisse, Anneler Günü planlanıyor. Lokum hazırlanıyor. Belki Cuma günü yapılışını da ekrandan paylaşırız sizinle. Kısmet...

Haftanız "Evren bolluk içinde " şeklinde geçsin ve herkes o bolluktan nasibini alsın dileklerimle...

Sevgiler ve saygılar,


Devamını okuyun...(Read more...)>>

03 Mayıs 2009 Pazar

Sadece Günaydın; Mutlu "At" Günü... (The Happy Horse Day...)

Biz, baharı kutlamak için atların yanına gidiyoruz. Fotoğraf makinamız yanımızda. Akşam sizi haberdar ederiz. Şimdi müsadenizle;
İLEEERİİİİİ....

03 Mayıs 2009 tarihi itibariyle yazının devamı: Fotoğrafları toparlamak ve o günün yorgunluğunu üzerimizden atmak 1,5 gün günümüzü aldı. Başlagıç kısmına dönelim şimdi;

En son "İLERİ!" demiştik. İleri kavramı gitmek istediğimiz yere ulaşmak için hafif bir kavrammış. Biz çok ileri gittik. Dağ ve tepeyi düzledik. Ve ulaştık. Riva Nehrinin yanında, Göllü Köyünü içinde bir binicilik okulu; Göllü Binicilik... Ulaştığımızda öğrendik ki biz uzun yoldan gelmişiz. Oldukça sade, mevcut alanın büyük kısmının atlara ayrıldığı bir yer. Ve yaklaşık 5 saatlik koşarak geçen mecaramız başlamış oldu;

bahar (5)


Göllü Binicilik; çok güzel bir yer. Duyduğunuz sesler, sadece at ve kuş sesleri. Asıl konu at eğitimi. Özellikle çocuklar için düşünülmüş gibi geldi. Tavşanları besleyecebileğiniz bir oyun parkı, içinde oyuncakların olduğu, resim ve çamur çalışmalarının yapılabileceği kapalı bir aktivite alanı, kapalı ve açık olmak üzere 2 adet atların binilebileceği büyük alanlar(Manej) bulunmakta. Oturma alanı olarak daha küçük gene açık ve kapalı olarak 2 mekan tasarlanmış. Masa sayısı az. Özellikle haftasonu rezervasyonla çalışıyorlar. Yemek konusunda açıkcası biraz hayal kırıklığı yaşadım. Fiyat ile performansı karşılaştırınca ikisi de farklı yönlere doğru gitti. En başarılı oldukları nokta Köy kahvaltısı. Ev tipi poğacaları ve kendilerinin topladıkları yumurtalarla yapılan menemen tek geçilir. Kısacası sadece köy kahvaltısı siparişi vererek karnınızı tıka basa doldurmanız benim önerimdir. Bir taraftan kahvaltınızı ederken, bir taraftan da hemen önünde yer alan açık manejde atları seyredebilirsiniz. Yetişkin atların yanısıra çocukların binebileceği küçük atlar (Pony) bulunmakta. Gerçek at bunlar. Yani sütçü beygiri niteliğinden çok uzaklar. Sevmek istedğinizde yanınıza mutlaka bir görevli veriyorlar. Eğer çocukları bindirmek isterseniz de mutlak ve mutlaka 2 eğitmenle olayı gerçekleştiriyorlar. Fatura tutarları konusunda bilgi verelim; ekonomik bir yer değil. Baştan o konuda anlaşalım. Köy kahvaltısı; 25TL. At kısmında olay, süresel bazda biraz karışıyor. Haftasonu yoğunluktan dolayı çocukların ata binmesi 15 dakika civarında sürdü. Hafta içi bu süre bir saate çıkıyor. Tek biniş karşılığı 4oTL. Paket alırsanız -ki, bu 10 defa binmek anlamında tutar 30TL'ye düşüyor. Ulaşım için arabadan başka şansınız yokmuş gibi gözüküyor. Artılar ve eskiler ile birlikte değerlendirmek size kalmış.

happyhday happyhday1

happyhday2 happyhday3

Ve Bebi ile tanışan Göllü Binicilik demek istiyorum. Tanıyanlar ve tanışanlar bilir; Bebi bir ortama girdiğinde yerinde duramaz, her yere girer ve çıkar. İnanılmaz bir performans göstererek koşturur. Beyni bu durumlarda "Yapma, dur ve bekle" kavramlarına karşı bir duvar örmüştür ve duymamak için inat edilir. Şimdi gittiğimiz yerde neler yaptığını hayal edin...

At binmek onun daha önce İzmir'de yaşadığı bir tecrübeydi. Çok sevmişti. Söylediğimde, emziğini ve battaniyesi olarak bağrına bastığı Tata'sını alarak gecenin 10'unda kapının önünde dikildi "Gidelimmm" diyerek. Güneş doğduğunda gidileceğini, şimdi atların uyuduğunu söylediğimiz de kendisi de uyumaya karar verdi. Ertesi sabah uyku mahmurluğu ile biraz itiraz ama arkasından gelen heves ile zıplamaya başladı. Yok boyunca gördüğü herşeyi at olarak değerlendirdi. Ulaştığımızda ben daha çantamı koyamadan o ahırların kapısının önünde atlara "Hadii, zıplayak!" diye sesleniyordu. Ata binmek için sıramızı beklemek gerektiğini açıkladıktan sonra keşif mecaramız başladı. Bu noktada resmen kandırıldık. Hem babası hem de beni çok güzel (En kaba tabiriyle) uyuttu. Büyük olgunlukla sırasını bekleyeceğini söyleyen Bebi, kaşla göz arasında o sırada eğitim alanından ayrı tutulan ve otlamakla meşgul atların arasında çitleri aşarak daldı. Berna'nın " Ayşem , çifte atarlar!!!'" çığlığı ile daldık biz de tarlaya. Onun amacı atlara ulaşmak, bizim amacımız atları ondan uzak tutmak. Neyse büyük isyanlar haklinde onu dışarı aldık, anlattık. Gene büyük adam şeklinde "Tamam" dedi. Yaklaşık bir saat sonra o anda büyüklere eğitim verilen açık menaj'ın içine daldı. Ata zıplaması gerektiğini söyleyecekmiş. Esen Hanım ile konuşarak, bir an önce Bebi'nin ata binmesi gerektiğini söyledik. O da gülerek "Tamam." dedi ve adı Fındık olan Pony'i hazırladılar. Kafasında kaskı, ayaklar üzengide, kuruldu bizim paşa atın üstüne ve halkını selamladı;

batu1 batu2

batu3 batu4

Güzel bir macera ve dönüş yolu. Uyku gelmiş, kapıyı tıklatmakta. Her ne kadar Fındığ'ı, arabanın bagajına sığdırmak gibi bir projesi olsa da bu anne ve baba ile bunun gerçekleşemiyeceğini ve en iyi şeyin uyumak olduğuna karar verdi. Gittiğimiz süreden daha kısa "İleri" süresi ile döndük evimize...

Sevgiler ve saygılar,


Devamını okuyun...(Read more...)>>

27 Nisan 2009 Pazartesi

Amazonlar = Çilek... (Amazons = Strawberry...)

Çok kişisel bir yazıdır. Bilginize;
Amazon kadınları ile ilgili ufak bir takıntım var. Çok ama çok uzak geçmişte yaşadıkları söylenti şeklindedir. Ben ise bu mitolojik olarak adlandırılan savaşçı kadın topluluğunun tarihte var olduğunu şiddetle desteklemekteyim. İşin ilginç tarafı benim çevremde onlardan var. Tabi ki ok atabilmek için sağ göğüslerinden vazgeçmiş değiller. Yaşam tarzları, hayata bakışları açıkcası bana Amazon kadınlarını hatırlatıyor. Belki de en benzer nokta, hayatlarında erkek yok. İstiyorlar mı? En azından birinin istemediğini kesin biliyorum. Dünyayı tamamen kendi ve çocukları ile yaşayacak bir halde biçimlendirmişler. Savaşları; düşmanla değil hayat koşullarıyla. Şimdi yazının buraya kadar ki kısmı için okuyan hanımefendiler olarak "Peçete, amann biz de didiniyoruz, savaşıyoruz. Abartma lütfen..." şeklinde beyninizin gri hücrelerinden şimşek hızında bir düşünce geçirebilirsiniz. Çekinmeyin; geçmediyse, geçiverin ki ben yazıya devam edeyim. Çünkü konuyu bağlamam gerekiyor. Bu kadınlarda benim şaşkınlığımı ve bilinmezliği konusunda takdirlerimi kazanan konu; hayatlarında erkek yok. Yani aşk yok. Mutlaka kendi içlerinde yaşamışlar. Geçmiş değil şu andan bahsediyorum . O kadar da özellerine girmedim ama dışardan gördüğüm, sanki o duyguyu içlerinden söküp almışlar. Yerlerine daha farklı güzellikler yerleştirmişler. Bir kadın olarak düşündüğümde itiraf ediyorum; Dino'suz bir hayat düşünmedim. Genelleme yapalım; erkek faktörü olmadan geçirilecek bir hayat düşünemedim. Net yazmak gerekirse, benim hayatımda o faktöre ihtiyaç var. Yalnız yaşlanmak korkusu, hayatımda özel olan erkek tarafından şımartılma ihtiyacı, bazen de benim yerime hayatla mücadele etmesi gibi nedenleri bu ihtiyaçı duymak için gerekçe olarak gösterebilirim. Evet zaman zaman onu hayatımda istemediğim, kızdığım zamanlar da oluyor. Hatta o zamanlar kendimi Amazon Kadını olmaya çok yakın hissediyorum. Bu noktada frene basma hali belki bir miktar cesaretsizlikten. Asıl durduran şey o erkeğe duyduğum sevgi ve onun için özel olduğumu bilmek. İşte bağlanacak nokta bu; benim çevremdeki bu iki kadın ya bu ve benzeri duyguları içlerinde yok etmişler ya da başka yönlere kanalize etmişler. Her ne olursa olsun, benim tarafımdan hayranlıkla ve büyük bir saygınlıkla seyredilmekteler. Dedim ya, onlar Amazon kadınları. Amazon kadını olmak kolay değil. Tek başına bütün dünyaya kafa tutmak cesaret ister. Ve onları dinleyerek, yaşarak kazanılanacak bir çok tecrübeyi, hazır formatta alabilirsiniz.
İşte bu yüzden bende Amazonlar = Çilek...
Tanıdığım en özgür ruhlu meyve. Kendi başına ayakta durabilen cinsten. Biliyorum ki benim Amazon kadınlarım da çok sever. Hepsi de hayatıma hoş ve dolu dolu geliyorlar...
İşte yazı böyle kişisel başlar ve gelişir. Sonuç mu? Ne zaman sonuca ulaşabildik ki?!

amazon 017



Çilekli Mini Sandviç (Strawberry Sandwich):
"Chocs & Treats" kitabından uyarlanmıştır.
28 adet
Hazırlanma Süresi: 10dk
Pişme Süresi: 7dk
Servis Süresi: 1 saat
Saklama Süresi: 4 gün

Gerekli Malzemeler:

  • 2 yumurta (Oda sıcaklığı)
  • 1/2 cup / 1/2 su bardağı Toz Şeker
  • 2 tablespoon / 2 yemek kaşığı Mısır Unu
  • 4 tablespoon / 4 yemek kaşığı Un
  • 1/8 teaspoon / 1 çimdik Hamur Kabartma Tozu



staw6



Oldukça kolay hazırlanan bir tarif. Yaşadığım tek problem kalıptan çıkarırken, kitapta yazdığı kadar kolay çıkmıyor. Plastik bir bıçaktan destek aldım ve suçu da kalıba attım;

  1. Fırın 160 derece ve fanlı olarak ön ısıtma yapılır.
  2. Yumurta ve toz şeker, elinize şeker tanesi gelmeyinceye kadar çırpılır. Şeker eridiğinde hafif koyu, krem rengi, köpüksü bir dokuya sahip bir hamurunuz olacak.
  3. Unları ve kabartma tozunu elekten geçirdikten sonra, hazırlanan hamura azar azar ilave edilerek spatula veya tahta kaşıkla iyice yedirilir.
  4. Kalıp olarak mini muffin kalıpları kullanılacaktır. Yağlanıp, hafif unlandıktan sonra 1,5 çay kaşığı kadar hamurdan, hazırlanan kalıbın bölmelerine konur. Fazla koymanıza gerek yok. Bu miktar yeterli olacaktır.

    staw5



  5. Ön ısıtma yapılmış fırında 7 dakika pişirilir. Fırından çıktığında üzerini kızarmamış olarak göreceksiniz. Pişmedi diye tekrar fırınlamayın. Daha fazla firinda tutulduğunda üstünde kabuk oluşmaktadır. Amaç üstünde kabuk oluşturmadan, iç dokusu ile dış kabuğun aynı renkte ve yumuşaklıkta olmasıdır.
  6. Fırından çıkarıldıktan sonra kalıp tek ızgara üzerine alınır ve mini keklerin hafifçe, plastik bıçak yardımı ile yan duvarlardan bağlantısı kesilir. Soğuması için beklenir. Kalıp tam olarak soğuduğunda hafif bir bıçak darbesiyle minik kekler, kalıp tabanından ayrılması sağlanır.
  7. Minik kekler soğurken, dolgu için kullanılacak krema hazırlanır. Farklı kremalar adapte edilebilinir. Hatta krema hazırlanmaya üşenilirse, arasına Nutella sürülerek olay çözüme kavuşturulur. Bir kutu süt kreması; 2 tatlı kaşığı pudra şekeri ile çırparak koyulaştırdıktan sonra içine yaklaşık 200gr ufak doğranmış çilek ilave ederek, hafif çapta üşengeçliğin yanından geçen bir krema hazırladım. Mini keklerin üzerine bu krema paylaştırıldıktan sonra sandviç olacak şekilde üzerleri kapatılır. Yaklaşık 30dk sonra servise hazırdır.

Servisten önce üzerine pudra şekeri serpmek ve gıda kalemleriyle renkli şekiller ile yapmak, sunum için hoş bir değişiklik olabilir...

cilek 341 cilek 349




Mısır Unlu Çilekli Tart (Stawberry Tart With Cornmeal):
10 adet tek porsiyon (Farklı ebatlarda) / 26cm tart kalıbı için
Hazırlanma Süresi: 45dk
Bekleme Süresi: 30dk
Pişme Süresi: 25dk
Servis Süresi: 1 saat
Saklama Süresi: 4 gün

Gerekli Malzemeler:

Tart Hamuru:
"Martha Stewart Desserts" kitabından uyarlanmıştır.

  • 6 tablespoon / 6 yemek kaşığı tereyağ veya margarin (Oda sıcaklığında)
  • 1/2 cup / 1/2 su bardağı Toz Şeker
  • 2 Yumurta sarısı (Oda sıcaklığında)
  • 1 cup / 1 su bardağı Un
  • 1/3 cup / 1/3 su bardağı Mısır Unu
  • 1/2 teaspoon / 1/2 çay kaşığı Tuz



tart



Genellikle tart hamurları için altı çıkabilen özel kalıplar kullanılmakta. Bu seferlik farklı olarak, servis açısından daha kolay olabileceğini düşündüğüm, kalıpsal olarak değerlendirebileceğim kare şeklinde farklı ebatlarda kurabiye kalıplarını değerlendirdim. Sonuç; ister sadece tadımlık, ister tamamen doyumluk, farklı yeme isteklerine cevap verdiğine karar verdim. Uygulamalı hali karşınızda;

  1. Mikser haznesinde tereyağ veya margarin, toz şeker ile rengi dönene kadar çırpılır. Yumurta sarıları da ilave edilerek tam bir karışım sağlanır.
  2. Hazırlanan bu karışımın içine un, mısır unu ve tuz ilave edilerek yumuşak bir hamur elde edilir. Tezgah üzerine alınır. Yuvarlak olarak inceltilir ve streçfilme sarılarak yarım saat buzdolabında dinlendirilir.
  3. Yarım saat sonra buzdolabından çıkarılan hamur sertleşmiş ve şekil verilecek hale gelmiş olacaktır. Fırın tepsisinin üzerine yağlı kağıt serilir ve kurabiye kalıpları keskin kısımları tabana gelecek şekilde yerleştirilir. Tabandan başlayarak, hamur kalıba parçalar halinde monte edilerek, kalıbın şeklini alması sağlanır. Bu aşamada hamur elinize yapışıyorsa, parmaklarınızı biraz unlayarak bu yayma işlemi kolaylaştırabilirsiniz. Hazırlanan kalıplar buzdolabında yarım saat daha bekletilir.

    tart1 tart2


    tart3 tart4



  4. Bu aşamada fırın 170 derecede, fanlı olarak ön ısıtma yapılır. Beklemiş olan kalıplar buzdolabından çıkarılır ve tabanlarına çatal ile delikler açılır. Alüminyum folyo ile hafifçe kaplanır ve içine pirinç yerleştirilir. Küçük kalıplar kullanıldığı için ağırlık açısından pirinç, nohuttan daha iyi sonuç verecektir. Daha sonra fırınlanmış bu pirinçleri "Kadınbudu Köfte" yapımında kullanabilirsiniz. Bu şeklide ağırlıklı olarak hazırlanan kalıplar fırında 15 dakika pişirilir. Süre sonunda fırından çıkarılır ve üzerindeki ağırlıklar kaldırılarak tekrar fırında 10 dakika daha kızarana kadar pişilir. Süre sonunda soğuması için kalıplar tel ızgaraya alınır. Hafif ılındığında, yukardan aşağıya doğru yanlardan hafifçe bastırılarak kalıptan, pişmiş olan kare kaseler çıkarılır. Tam soğuma olana kadar kaseler tel ızgarada bekletilir.

Bu aşamada kaselerin içinde kullanılacak olan dolgu kreması hazırlanacaktır;

Beyaz Çikolatalı Pastacı Kreması ve Çilekli Glaze (Pastry Cream with White Chocolate & Strawberry Galze):
"Tarts Sweet and Savory" kitabından uyarlanmıştır.
2 su bardağı
Hazırlanma Süresi: 15dk
Bekleme Süresi: 20dk
Servis Süresi: 5dk

Gerekli Malzemeler:
Krema İçin

  • 2 Yumurta Sarısı
  • 75gr / 3/4 su bardağı Toz Şeker
  • 25gr Un / 2 yemek kaşığı Un
  • 15gr / 1 yemek kaşığı Pirinç Unu
  • 300ml / 1,5 su bardağı süt
  • 1 çimdik Vanilya özü
  • 1 yemek kaşığı Beyaz Kuvertür Çikolata (Ufak doğranmış halde)

Çilekli Glaze için

  • 75gr Çilek
  • 1 tablespoon / 1 yemek kaşığı Toz şeker
  • 3 tablespoon / 3 yemek kaşığı Su
  • 1 teaspoon / 1 çay kaşığı Toz Jelatin



cream



İlk hazırlık dolgu olacak olan krema ile başlar;

  1. Yumurta sarıları ile toz şeker, şeker eriyinceye katar mikser ile çırpılır. Un, pirinç unu ve vanilya özü ilave edilerek yam bir karışım oluncaya kadar çırpmaya devam edilir.
  2. Bu aşamada süt ısıtılır. Hafif kaynar hale geldiğinde 1/2 su bardağı sütten alınarak yumurtalı karışıma ilave edilir ve son kez mikser ile çırpılır. Hazırlanan bu karışım ocak üzerinde, sıcak olarak beklemekte olan sütün içine ilave edilerek, koyulaşıpcaya kadar karıştırılarak pişirilir. Muhallebi kıvamına gelen krema ocaktan alınır ve içine ufak parçalar halinde beyaz çikolata ilave edilir. Karıştırılarak çikolatalar eritilir ve soğuması için bir kenara kaldırılır.
  3. Hazırlanan krema soğurken, bu aşamada çilekleri parlatmak için kullanılacak glaze hazırlanacaktır. Ocak üzerinde bir kabın içine doğranmış çilek, toz şeker ve 1 yemek kaşığı su konur ve kısık ateşte çilekler yumuşak hale gelinceye kadar yaklaşık 5 dakika pişirilir.Ocaktan tezgah üzerine alınır. Diğer bir kabın içinde 2 yemek kaşığı ve toz jelatin ısıtılarak, toz jelatinin erimesi sağlanır ve beklemekte olan çilekli karışımın içine dökülür. Hazırlanan glaze soğuması ve bir miktar koyulaşması için gene tezgah üzerinde bekletilir.

Soğumuş olan kaselerin içine paylaştırılan krema, üzerine istenilen şekilde yerleştirilmiş çilekler ve çileklerin üzerine sürülmüş glaze... Tam bir uyum içinde. Hatta bu şekilde oluşturulmuş minik 3 katlı bir turta-pasta versiyonu...

stawberry5 stawberry1


stawberry4 stawberry3


Bütün bunlardan sonra "Amazon Kadını = Çilek" denklemini çözebildiğiniz mi?
"İyi haftalar." dileklerimle...
Sevgiler ve saygılar,


Devamını okuyun...(Read more...)>>

23 Nisan 2009 Perşembe

23 Nisan, Gelişme...

Batuhan Öztaş,
19 Haziran 2006 İstanbul doğumlu.
Arabalar ve top özel ilgi alanıdır.
Köfta, makarna ve çikolatayı çok sever.
Aşağıda okuduklarınız, 23 Nisan sebebiyle bir dizi harfin yanyana gelerek Bebi tarafından yazılı belge halidir. Annesi olarak tahmini çevirisini yaparak yazılanları açıklığa kavuşturmaya çalışacağım:

Saat: 10:45

"oelj,ŞEOLGMLW

EMDLORGJKĞPROJHMKLGĞEWGGOWEO5*-2 I44YJMJDHEROHJEROKMC0ERI08TMWIOIK,PAASKMCZKMPWQRI*39243*0OM3LR

ĞÖMQÇMFLSMGOWRG......................."

Çevirisi:

"Sabahtan beri arıyorum. Bakmadığım yer kalmadı. Anneme soruyorum "Nerdeee?", sadece gülümsüyor. Sinir oldum. Bulmam lazım. Belki yiyecek bir şey. Hele de çikolata ise... Kesin benden saklıyorlar. Acaba kahvaltıdan sonra mı verecekler?..."

Saat: 12:15

"İşte annem geliyor..."

En Son Güncellenen

"Aaaaa...... Gene gülümsüyor bu kadın ama. Tamam, dışarı çıkmak istiyorum. Araştırmama orda devam edeceğim. Bulmam lazım.

23 Nisan, nerdesssssiiiiiinnnn?..."


Devamını okuyun...(Read more...)>>